İstanbul’un yükünü onlar taşıdı kazalar ‘işin fıtratı’ sayıldı

Dar sokaklarda, büyük araçların giremediği hanlara ve pazar yerlerine mal taşıyan bu hamallar, ağır yükleri sırtlarında taşıyarak İstanbul’un ticaretini ayakta tutuyorlar. Günümüzde bile, özellikle Eminönü ve Tahtakale gibi bölgelerde, bu geleneksel taşıma yöntemini sürdüren hamallar görmek mümkün.

Sırık Hamalları: Geçmişte, özellikle limanlarda ve gemilerde yük taşımacılığında kullanılan sırıklar, iki kişi arasında denge kurularak taşınan ağır yükler için ideal bir yöntemdi. Murad Efendi’nin (Franz von Werner) anlatımıyla, sırık hamallığının amaca uygunluğu şüpheli olsa da, bu yöntemle taşınan yükler, İstanbul’un tarihi dokusuna uygun bir şekilde, insan gücüyle taşınmıştır.

Bu mesleğin zorluklarına rağmen, sırt ve sırık hamalları, İstanbul’un ticaret tarihinde önemli bir yere sahiptir. Günümüzde de, bu mesleği icra edenler, şehrin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmaya devam ediyorlar. İstanbul’un daracık sokaklarında, ağır yükler altında eğilip bükülen bu hamallar, şehrin can damarlarından biri olarak kabul edilebilir.

SIRT VE SIRIK HAMALLARININ GÜNLÜK HAYATLARI NASIL GEÇİYOR?

İstanbul’un sırt ve sırık hamalları, şehrin en eski mesleklerinden birini icra ediyorlar. Bu zanaatkarlar, günlük hayatlarını fiziksel olarak zorlu koşullar altında geçiriyorlar. Sabahın erken saatlerinde başlayan bir gün, genellikle yoğun bir tempoda, ağır yükleri sırtlarında veya sırıklar arasında dengeleyerek taşımakla geçer.

Günlük Rutinleri:

• Erken Başlangıç: Hamallar, genellikle gün doğmadan işe başlarlar. Pazar yerleri, hanlar ve limanlar gibi ticaretin yoğun olduğu yerlerde çalışırlar.

• Fiziksel Çalışma: Gün boyunca, çeşitli malları, bazen dar sokaklarda, merdivenlerde veya yokuş yukarı taşırlar. Bu süreç, büyük fiziksel güç ve dayanıklılık gerektirir.

• Mola Zamanları: Yoğun çalışma saatleri arasında kısa molalar verirler, genellikle çay ocağı gibi yerel mekanlarda sosyalleşirler.

• Ekip Çalışması: Sırık hamalları genellikle ekip halinde çalışır ve yükleri birlikte taşırlar, bu da işbirliği ve koordinasyon gerektirir.

• Gün Sonu: İş gününün sonunda, hamallar genellikle yorgun düşerler ve dinlenmek için evlerine dönerler.

Zorluklar ve Mücadeleler:

• Sağlık Sorunları: Sürekli ağır yük taşımanın bedensel etkileri, özellikle sırt ve bel ağrıları olmak üzere, uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabilir.

• Ekonomik Değişimler: Modern taşıma yöntemlerinin artması ve şehirleşme, bu mesleğin geleceğini belirsiz kılmaktadır.

• Sosyal Durum: Hamallık, genellikle düşük gelirli bireyler tarafından yapılan bir iş olarak görülür ve bu da sosyal statü açısından bazı zorlukları beraberinde getirir.

Bu geleneksel meslek, İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusunun bir parçası olmaya devam etmektedir. Hamallar, şehrin ticaretini destekleyen ve yaşayan tarihini temsil eden önemli figürlerdir. Ancak, modern dünyada bu mesleğin sürdürülebilirliği, giderek artan zorluklarla karşı karşıyadır.

SIRT VE SIRIK HAMALLARININ AİLELERİ NASIL ETKİLENİYOR?

Sırt ve sırık hamallarının aileleri, bu mesleğin getirdiği zorluklar ve belirsizliklerden doğrudan etkilenir. Hamalların günlük hayatları, yoğun fiziksel emek ve uzun çalışma saatleri gerektirdiğinden, aile üyeleriyle geçirilen zaman sınırlı olabilir. Ayrıca, düşük gelir ve sağlık riskleri gibi faktörler, ailelerin ekonomik ve sosyal refahını da etkileyebilir.

Ekonomik Etkiler:

• Gelir Düzeyi: Hamallık genellikle düşük gelirli bir iş olduğundan, aile bütçesi sıkıntıya girebilir ve çocukların eğitimi gibi önemli aile ihtiyaçlarına yeterince kaynak ayrılamayabilir.

• Sağlık Giderleri: Hamalların maruz kaldığı fiziksel zorluklar, sağlık sorunlarına yol açabilir ve bu da aile bütçesine ek yük getirebilir.

Sosyal Etkiler:

• Zaman Kısıtlamaları: Uzun çalışma saatleri, aile üyeleriyle kaliteli zaman geçirmeyi zorlaştırır ve bu da aile içi ilişkiler üzerinde stres yaratabilir.

• Mesleki Miras: Bazı durumlarda, hamallık mesleği kuşaktan kuşağa geçebilir, bu da genç bireylerin eğitim ve kariyer seçeneklerini sınırlayabilir.

Psikolojik Etkiler:

• Stres ve Kaygı: Aile üyeleri, hamalların iş güvenliği eksikliği ve sağlık riskleri nedeniyle sürekli bir endişe ve stres içinde olabilirler.

Bu zorluklara rağmen, hamalların aileleri genellikle güçlü bir dayanışma ve destek ağına sahiptir. Aile üyeleri, birbirlerine maddi ve manevi destek sağlayarak bu zorlukların üstesinden gelmeye çalışır. Ancak, modern taşıma yöntemlerinin artması ve şehirleşme ile birlikte, bu mesleğin geleceği ve dolayısıyla hamalların ailelerinin refahı belirsizdir.

İSTANBUL SIRT HAMALLIĞI TARİHÇESİ

İstanbul sırt hamallığı, şehrin ticaret tarihinde derin kökleri olan ve Osmanlı dönemine kadar uzanan bir meslektir. Bu geleneksel taşıma yöntemi, özellikle dar sokaklar ve pazar yerleri gibi araçların giremediği alanlarda mal taşımak için kullanılmıştır. Sırt hamalları, yükleri sırtlarında taşıyarak şehrin ekonomik hayatına katkıda bulunmuşlardır.

• Osmanlı Dönemi: Sırt hamallığı, İstanbul’un en eski mesleklerinden biri olarak Osmanlı İmparatorluğu döneminde ortaya çıkmıştır. O zamanlar, şehrin daracık sokaklarında ve pazar yerlerinde büyük kervanların ve ticaret araçlarının geçişi mümkün olmadığından, bu tür manuel taşıma yöntemleri hayati önem taşıyordu.

• 19. ve 20. Yüzyıllar: Modernleşme sürecinde, sırt hamallığı mesleği, şehir içi taşımacılıkta önemli bir rol oynamaya devam etmiştir. Ancak, motorlu taşıtların yaygınlaşmasıyla birlikte bu mesleğin önemi azalmıştır.

• Günümüz: Şimdilerde, sırt hamallığı neredeyse tamamen kaybolmuş bir meslek haline gelmiştir. Ancak, bazı tarihi semtlerde hala bu geleneksel taşıma yöntemini sürdüren az sayıda hamal bulunabilir.

Sırt hamallarının yaşam tarzları, zorlu fiziksel çalışma koşulları ve şehrin sosyo-ekonomik yapısındaki değişimlerle şekillenmiştir.

Günümüzde, bu mesleği icra edenler, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasının bir parçası olarak görülmekte ve onların emekleri, geçmiş dönemlerin ticaret anlayışını yansıtmaktadır.

Modern taşıma yöntemlerinin artması ve şehirleşme ile birlikte, sırt hamallığının geleceği belirsizdir ve bu meslek, şehrin tarihinde nostaljik bir yere sahip olmaya devam etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x